BOĞAZKÖYÜM
Sende gözümü açtım
Sende mutlu oldum
Yollarında koştum
Yurdum Kabul ettim övündüm

Sende çalıştım dersimi
Şinanay ışığında
Sende güttüm kuzularımı
Gecenin karanlığında

Sende oynadım oyunumu
Arkadaşlık meydanında
Sende öğrendim örfleri
Büyüklerimin yanında

Okulunda okudum
Geleceğimi çizdim
Vedalaşmadan ebedi
Yıktırılacağını bilemedim

Oynardık bahçesinde
Çabuk biten teneffüslerde
Bayramlar ümidimizdi
Öğretmenimiz bizi sıraya dizdi

Okurduk şiirlerimizi
Önündeki en yüksek Merdiveninden
Ağlardı Ceval heyecandan
Okurken şiirini duygusallığından

Biz biliriz bizim işimizi derdi
Adaşım en yüksek tonlardan
Sana borçluyuz taa derinden
Derdi Şehzar en gür sesinden

Nöbette süt hazırlardık arkadaşlara
Kaybolurdum dalınca kitaplara
Hepsini okuyasım gelirdi
Kitaplık kolunda olunca harika

Giderdik Menevşelik’e balığa
Abone olmuştuk Süzek dereye
Söğütten düdük yapardık
Ara sıra oynardık Ucuna

Tekerleme bizdeydi
Elli elli yüz derdik
Biz Boğazköylüyüz
Bamyadan fişek

Güreşirdik sağdıcım Şeref’le
Çatladı Ceval’in bacak aksilikle
Üzülmüştüm oldu istemeyerek
Hala anlatırız anımızı sitayişle

Bayramlarda el öperdik
Hiç bir evi atlamadan
Şekerleri toplardık
İyi kötü bakmadan

Bayramda kurulurdu salıncak
Abiler ablalar sallanırdı
Ara sıra çaktırmadan
Bize de sıra gelirdi

Düğünlerde ciciler giyerdik
Ablaları abileri seyrederdik
Adaşım güzel Tinini kana oynardı
Biz de tahtaya vurmayı denerdik

Sadık abi gelince şehirden
Eğlence başlardı gecelerden
Biz ufaklara hediyelerden
Oynamak düşerdi bilezden

Sarı sıcaklarda orak biçerdik
Ahmet ağanın çeşmeden içerdik
Çulgar ve Azmanlı tahta dövene
Kazım amca bizi de bindir derdik

Muzaffer amcayı beklerdik akşamları
Görününce takılırdık arkasına
Düşmek aklımıza gelmezdi
Düşünce acımazdı el diz sıyrıkları

Yalvaç burunlusuyla çok gittim
Plakası 35 AT 272 idi
İneklerle bile yolculuk ettim
Her hafta sana özlem çektim

Bağırırdım Ahmet amca !
Neden sonra gelirdi bakkal amca
Alırdım babama sigara
“Yesun onu cadusu” derdi beni görünce

Pazartesi sabah erkenden
Bağırırdım Muzaffer amca !
Öksürerek cevap verirdi
Götürürdü okuluma geçinden

Bağırırdı Karadayı “Yumurtaa”
Selahattin abi zaten hep tokatta
Aynur abla beri tarafta
Kadri ile ben kuş vurmakta

Olmaya çalıştım faydalı
Ülkeme ve tabii sana
Uğradım ara sıra ama
Kalmak bir gece nasip olmadı

Şimdi artık imkansız
Ne yapsam boşuna
Erişemem gecelerine
Geçti artık gelemem oyuna.

En azından hayalim var
Yaptığım web sayfası var
Rüyalarımda hep sendeyim
Hiç birinin ne faydası var.

Geçti artık Alaattin
Çocukluğun ve icraatın
Kuşlar gibi kanat çırpma
Bitti senin köy hayatın,

20 Ocak 2021 Ünalan 21.35